18 Aralık 2009 Cuma

Rakibimiz Lille


Uzun vadede bakarsak çok zor bir kura çektik,ilk 16 için bakarsak ise gücümüze göre bir kura çektik diyebiliriz.
Ancak takımlar hakkında yorum yapmak için çok erken çünkü ilk maça daha 2.5 ay süre var.Şuan Lille çok formda,bir sonraki tur için muhtemel ekip Liverpool ise çok formsuz ancak 2.5 ay sonra durumlar nasıl değişir bunu şimdiden kestirmek imkansız.
Bir sonraki tur için Liverpool'un muhtemel rakip olması tamamen şansızlık.Bundan sonra yapılması gereken devre arası iyi takviye(ler) ve iyi bir hazırlık dönemi.Ve maçların formda olduğumuz döneme denk gelmesini sağlamak.

15 Aralık 2009 Salı

Her şey için teşekkürler Carlos


Türkiye'ye gelen en büyük futbolcu.Geldiği zaman o kadar heyecanlanmıştık ki.Artık veda zamanı geldi.Yaptığın hizmetlerden dolayı,Fenerbahçe'nin adını dünyada daha da çok duyurduğundan dolayı ve en önemlisi transfer olduğun sene verdiğin sözü tutup Fenerbahçemizde oynadığın için sonsuz teşekkürler.

5 Aralık 2009 Cumartesi

ESKİŞEHİRSPOR 2-1 FENERBAHÇE


Abitoğlu yine başroldeydi.Verilmeyen 3 penaltı ile ve Eskişehir'in attığı ilk golde kalitesini bir kez daha konuşturdu.Tamam kötü oynuyoruz,form düşüklüğü yaşıyoruz ama bunda en büyük etken federasyonun verdiği saçma cezalar ve hakemlerin yanlı kararları.
Az önce Aziz Yıldırım da Kulüpler Birliği başkanlığını bırakmış,çok da iyi yapmış bana göre.Bu güne kadar susuldu,yok sevimli kulüp Fenerbahçe yok örnek kulüp Fenerbahçe ancak biz sustukça yapılan şerefsizliklerin ardı arkası kesilmedi.
Bana göre bundan sonra herkesin hak ettiği gibi davranıp ona göre bir tutum içinde olmamız gerekir.
Takıma gelirsek her hafta artık düzelsinler demekten sıkıldık.Bir an önce devre arası olsa da gerekli revizyon ve takviyeler yapılıp ayrıca bu arada takımın son haftalarda sıfırlanan kondisyonunu yükseltip önümüze bakabilelim.

Ayıp!

Tedavi olması ve dinlenmesi gereken Önder Turacı, gece geç saatlere kadar bir gece kulübünde eğlenmiş ve daha sonra evine gitmiştir.Evde sebebini bilemediğimiz bi hadise sonrası sağ el bileğinde radial atar damarında ve el bileği kirişinde kesik oluşmuştur.
Her ne olursa olsun,Fenerbahçe gibi bir kulübün kendi futbolcusu hakkında böyle saçma bir açıklama yapması akıl alır gibi değil.Önder'e çok büyük geçmiş olsun,umarım en kısa sürede toparlanıp sahalara döner.

29 Kasım 2009 Pazar

28 Kasım 2009 Cumartesi

FENERBAHÇE 1-3 KASIMPAŞA


Oynanan futboldan utandım.Sezonun en kötü oyununu oynadık.Allahtan puan avantajımız var şu son haftalardaki saçma puan kayıplarından dolayı sıralamada gerilere düşmüyoruz.Başka yazacak bir şey olduğunu düşünmüyorum ve şu sıkıntılı haftaları atlatana kadar Allah Fenerbahçe taraftarına sabır versin diyorum ve ayrıca takıma asla ve asla küsmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.

26 Kasım 2009 Perşembe

Kazım'a 4 maç ceza


İş artık çığrından çıktı,2 maç üst üste hakem yüzünden kaybedilen puanlar,verilen 3 maç seyircisiz oynama cezası,Bilica ile Keita'nın aynı cezayı alması şimdi de Kazım'a verilen 4 maç ceza.
Ancak bunda yönetiminde çok büyük suçu olduğu görüşündeyim,siz susmaya devam ettiğiniz sürece bu adi insanlar bize cezaları yedirmeye devam edeceğe benziyor.

22 Kasım 2009 Pazar

Rezalet

Bir takımın küme düşmesi için daha ne yapması gerekiyor çok merak ediyorum.Yöneticilerinin resmi bir şekilde yaptıklarını kabul ettikleri halde,yaptıklarının cezası bir alt lig'e düşmek olduğu halede yine o müthiş lobilerini kullanıp ligde kalmayı başardılar.
Bireysel cezaları bir kenara bırakacak olursak kulup bazında yaptıkları sahtekarlığa karşılık hiç ceza almadılar desek yeridir.Aldıkları puan silme cezaları zaten normal almaları gereken ceza,"karşılaştırma yapacak olursak futbolda 7 yabancıyı aynı anda oynatınca alınan ceza ya da kırmızı kart cezalısı oyuncuyu oynatınca alınan ceza gibi",yani yapılan sahtekarlık ve pisliğe verilen bir ceza yok ortada.
Sahaya girme olayında alınan ceza ise neden 4 maçta kaldı onu da anlayamadım,geçen sene 6 maç oynanan bir serinin sonunda yapılan onca tahrikten sonra bize verilen ceza 5 maç,tek maçta yapılan ve ortada hiçbir şey yokken yapılan aynı olayın karşılığı 4 maç.
Ayrıca Kinsey'e verilen 2 maç cezayıda anlamış değilim,geçen sene sahaya giren Fenerbahçe taraftarına Kaya Peker,Ender Arslan,Kerem Gönlüm ve malzemecileri vurmadı mı? Vurdu,peki onlar ceza almışmıydı hayır !
Kısacası artık Basketbol Federasyonu meşruluğunu kaybetmiştir ve acilen istifa etmelidir.
Bu arada Galatasaray aldığı puan silme cezalarından dolayı küme düştü gibi sayılır.Tabi gene bir sahtekarlık yapıp küme düşmeyi kaldırmazlar ya da play out oynatmazlarsa.Şimdi daha güzel bir şekilde acı çeke çeke küme düşecekler ve inşallah küme düşmeyi garantilecekleri maç 4 sene önce Gs Bayan Basketbol takımının düşmesindeki gibi bize denk gelir.

BEŞİKTAŞ 3-0 FENERBAHÇE

Maçı kaybedeceğimiz(kaybettirileceğimiz) o kadar belliydi ki.Öyle kritik bir maçtı bu ikiz kardeşler için.
İlk yarı çok güzel bir oyun ortaya koyduk.Hakem ve şans izin verseydi en az 2 farkla soyunma odasına giderdik.2. yarıda şans gene yanımızda değildi,Emre'nin sakatlığı sırasında yenen gol daha sonra ne olduğunu anlamadan yenen 2. gol ve ofsayttan yenilen 3. gol.
Maçın kırılma noktası ise ilk yarıda verilmeyen Gökhan'ın penaltısıydı.
Beşiktaş için bu sene elde edebileceği en büyük başarı olacak bu çünkü tek rakipleri biz olduğumuz için ve 4.5 senedir yapamadıkları en büyük işi yaptıları için,bizim için ise en büyük kayıp kaybedilen 3 puandan çok Emre'nin sakatlığı oldu.
Takımın bir an önce kendini toparlayıp yeri geldiğinde hakemide yenmesi gerektiğini öğrendiği bir maç oldu.

18 Kasım 2009 Çarşamba

Yuh artık !!!




Burada sadece futbol ile ilgili şeyler yazmayı seviyorum ancak yaşanan son olaydan sonra bu konu ilede bir kaç şey yazmak istedim çünkü burada olay basketbol değil Galatasaray camiyasının yaptığı yeni bir adilik,pislik,üç kağıtçılık.

Gs'nin adı geçen her sporda ne yazık ki pislikte eksik olmuyor.Ancak bu sefer yaşanan olay artık "yuh" dedirten bir olay.

Malum Cemal Nalga rakibine yumruk attğı gerekçesi ile 5 maç oynamama cezası almıştı ve bana çok saçma gelen bir kural ile hazırlık maçlarıda bu 5 maç içine katılmıştı ve bizim maçtan 1 önceki maç cezasını doldurmuştu.Ancak ortaya yeni çıkan resimler ve belgeler rezalet bir olayın yaşandığını ortaya çıkardı.Şerefli ! Galatasaray camiası,bu hazırlık maçlarında cezasını çekmesi gereken Cemal'i sakat olan Tufan Ersöz'ün forması ile oynatmışlar.

Bu sefer yaptıları bu şerefsizlikten yırtamazlar gibi geliyor.Yaptırım olarak ise bizim maçı hükmen 20-0 kaybetmeleri normal şartlar altında zorunlu.Esas önemli konu ise verilecek genel ceza,böyle bir olayı ligde yaptığın zaman çekeceğin cezayı (yani bir alt kümeye düşmeyi) madem ki hazırlık maçları ligde verilen cezayı etkiliyorsa ligde de çekmen gerekir.Bakalım TBF ve ceza kurulları bu şerefli ! camiaya nasıl bir ceza verecek gerçekten çok merak ediyorum.
Bu arada yeni öğrendim,federasyonun yüreği yetmeyip takımı küme düşüremese bile Gs oynadığı son 2 maçı hükmen mağlup kapatacağı için zaten otomatik olarak küme düşüyormuş.Yani 2 maç hükmen mağlup kapatınca direkt küme düşülüyormuş.

12 Kasım 2009 Perşembe

Başkasının şeyiyle...

Gerçekten çok komik olmaya başladılar.Her sene aynı açıklamalar,yok gönlümden Beşiktaş'ın kazanması geçiyor yok Beşiktaş kazanır vs.
Ben aklı başında Galatasaray taraftarlarının da bu açıklamalardan utandığını düşünüyorum.
Sayın Polat o kazanma işini kendin yapacaksın,başkaları için böyle açıklamalar yapmaya devam ettiğin sürece komik durumada düşmeye devam edeceksin,tabi durumun ne kadar farkındasın orası ayrı bir konu.

10 Kasım 2009 Salı

Siz insan mısınız ?


Böyle acı bir olayda bile rating uğruna böyle bir başlık atmak için nasıl bir insan olmak gerekiyor çok merak ediyorum,a pardon daha doğrusu böyle bir başlığı atan insan mıdır diye sormak lazım.

Robert Enke aramızdan ayrıldı:(


2003-2004 sezonun ilk maçında Fenerbahçemizin kalesini koruyan Alman kaleci Enke bugün aramızdan ayrıldı.Nedeni henüz belli olmasa da intihar olma ihtimali varmış.Duyumca şok oldum ve gerçekten çok üzüldüm.
Allah rahmet eylesin!

9 Kasım 2009 Pazartesi

Vay be


Maçla ilgili yazılacak tek kelime rezalet,Gs'nin maçı nasıl kazandığı ortada.Ama önemli olan Diyarbakır'ın Fenerbahçe ve Gs maçında gösterdiği zıt tutum.Fenerbahçe maçında yaşananlar ortada,sahaya bir kaya atmadıkları kalmıştı,bu resimde de Gs maçında sahaya atılanlar ortada.
Bu lig için fazla şerefli olduğumuzu düşünüyorum ve bu ligde mücadele ettiğimiz için utanıyorum.

6 Kasım 2009 Cuma

FENERBAHÇE 3-1 STEAUA BUKREŞ


Artık matematiksel olmasa bile guruptan çıkmayı garantiledik gibi.Önemli olan 1. mi yoksa 2. mi olacağımız çünkü Şampiyonlar Ligi'nden gelecek olan takımların gücü düşünüldüğünde bu durum baya önem kazanıyor.
Maça gelirsek,pek maç havası yoktu sanki taraftar ve takımda.Ta ki 2. yarıdaki Kazım'ın gole giderken düşürülmesine kadar.Hakem hem takımı hem de taraftarı bu pozisyonda ateşledi ve zevkli bir futbol izleme imkanı sundu bize.
Maçın yıldızı tek kelime ile Alex'ti.Bize futbol resitali yaşattı.Attığı gol yaptığı hareketler enfesti.
Bilica'nın gol atmasına da çok sevindim,çünkü kaç haftadır mükkemmel bu futbol sergiliyordu ve en önemlisi inanılmaz bir şekilde maçlara konsantre.Andre Santos'un golü de bir okadar önemliydi,son zamanlarda yaşadığı form düşüklüğünü atlatması için moral olacağı kanısındayım.
Guruptaki durumumuz açısından çok güzel bir galibiyet oldu,artık Hollanda deplasmanı gurup liderini belirler,umarım oradan da rövanşı alıp gurup lideri olarak döner,bir sonraki aşama için avantaj sağlarız.

4 Kasım 2009 Çarşamba

:)


Hani şu durmadan yaratıcıkları! övülen Bjk taraftarı varya ben ilk defa rastladım bu yaratıcılık olayına.Şimdilerde sanal alemde Bjk'liler arasında bu resim dolaşıyor.Hafta içinde ortaya çıkan Ercan Saatçi-Metin Özülkü olayından esinlenmişler,çokta güzel olmuş,iyi eğleniyoruz sayelerinde:)

1 Kasım 2009 Pazar

KAYSERİSPOR 1-1 FENERBAHÇE


Rezil hakem,rezil futbol,rezil bir pazar akşamı.
Üst üste 2 deplasman maçında da galip gelemedik.1-0lık skora yatmanın cezasını çekiyoruz.Takımda bir Emre bir de Volkan mücadele etti.Gerçekten yazık oldu giden 2 puana.
Derbiyi kazanmışız ve seri yapmamız gerekiyor,ama biz gidip 2 puanı bırakıp geri geliyoruz.
Tamam Daum'un,oyuncuların çok büyük hataları var ancak resmen bir hakem rezaleti ile karşılatık yine.Dünyanın hiçbir yerinde böyle penaltı çalınmaz.Daha geçen hafta Gs maçında hakem bizi doğradı çıktı Gsliler basın toplantısı düzenledi,bu hafta gene hakem bizi doğradı bakalım konuşacakmıyız artık.Tamam geçen sene hiç konuşmadık ama Türkiye'de bu işler böyle yürüyor çıkıp konuşacaksın,o yüzden acilen yönetimin bir basın toplantısı düzenlemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bir iki kelimede Guiza'ya söylemek gerek,bir insan 90 dakika boyunca aldığı bütün toplarımı ezer,1 kere bile adam mı geçemez,1 kere top kapmak için mücadele mi etmez.İnanılmaz bir form düşüklüğü var Guiza'da.Gol kaçırmak ayrı,ancak eskiden bütün maç mücadele edip bizi ileride tutuyordu.Bu form düşüklüğü devam ederken ben dinlendirilmesinden yanayım.
Avrupa maçınadan sonra uzun bir araya gireceğiz,artık bazı oyuncuların bu arada kendilerini iyice toplarlamaları gerekiyor çünkü 34 haftalık maratonun belki de en zor maçlarını oynayacağız ilk yarının son haftalarında.Artık bu maça da bir kaza diyip,hem yönetim hem de futbolcu olarak bu arayı iyice değerlendirmemiz gerekiyor.

Kaç maç istiyordunuz?


Rijkaard iyiden iyiye Galatasaray'a uyum sağlamaya başladı.Önce derbi sonrası hazımsızlığından konuştu Daum cevabını verdi,şimdi ise verilen cezalarla ilgili buyurmuş.Neymiş efendim yurtdışında olsaymış böyle olaylar çok daha fazla ceza alırmışız.
Öncelikle birisinin Rijkaard'a sulu maçın kasetlerini izletmesi gerekiyor,o maçta 4 maç seyircisiz oynama cezası alan Galatasaray,2 tane su atıldı diye 2 maç ceza alan Fenerbahçe,hani kaç maç verilsin istiyorlar onu anlamıyorum.
Daha önce sahaya atılan boş cips paketinden,deplasmanda taraftarının yediği dayaktan sahası kapanan bir takım hakkında böyle yorumlar yapmak komik oluyor.
İşin ilginci ben artık gerçekten inanmaya başladım bu Florya'nın havasında ya da suyunda birşeyler olduğuna,o ortama giren anında uyum sağlıyor Galatasaray kültürüne.

30 Ekim 2009 Cuma

Fenerasyon !


Daha önceki senelerde verilen cezalar ile de karşılaştırma yapacağım ancak uzağa gitmeden bir bu seneye bakalım.
Fenerbahçe,Diyarbakır deplasmanına çıkıyor,tribünlerde yapılmayan şey kalmıyor,sahaya atılan maddeler,sahaya giren taraftarlar... Sonuç 1 maç seyircisiz,1 maç saha kapama.
Daha sonra Antalyaspor deplasmanına gidiyoruz,tribünden atılan yabancı madde ile malzemecimizin kafası yarılıyor... Sonuç,hiçbir yaptırım yok.
Yani sahaya atılan 2 bardak su,bu maçta yaşanan olaylardan daha fazla cezayı hakettiriyor.Eğer daha önceki 2 maçla karşılaştırma yaparsak bence Antalyaspor maçı olayları bu maça denk gelebilir,ama biz Diyarbakır maçındaki olaylardan bile daha ağır bir ceza alıyoruz.Kaldı ki Antalyaspor maçında ortada hiçbir tahrik yokken,bu maçta Arda,Keita ve Hakan Balta'nın yaptıkları ortada.
Futbolculara verilen cezalar ise bana göre daha vahim.Olayları başlatan Arda'ya ceza yok,tribünlere hareket çeken Hakan Balta'ya ceza yok,Carlos'a yumruk atan Keita'ya sadece 3 maç ceza.
Şimdi daha önceki cezalar ile kıyaslayalım,geçen sene tribüne hareket çektiği gerekçesi ile Volkan 3 maç ceza almıştı(ortada tv kayıtı olmadığı halde),2 sezon önce "sulu maçta" tribünleri sadece alkışladığı için Tümer 1 maç ceza almıştı.
Esas acı nokta ise 2 sezondur olayların başlamasında neden olan Arda'nın,hiç ceza almadan kurtulmasıdır.
Geçen seneki maçta ortada hiçbir şey yokken Fenerbahçe tribününe hareket çeken,bu sene gene ortada hiçbir şey yokken ortalığı karıştıran Arda.Ama aldığı ceza sıfır.
Neyse bizim için sorun değil,biz iyi gittikçe böyle cezalar gelmeye devam edecek.İsterlerse 10 maç isterlerse 20 maç ceza versinler,bu takım yine de ŞAMPİYON olacak !

26 Ekim 2009 Pazartesi

Yazık


Yazık valla,her sene aynı muhabbet aynı son.
Maçta sonra Sabri'ye çok güldüm "Kadıköy'de hiç galibiyet göremedim abi" derken.Ancak bunlar bir anda olan şeyler değil ufakken yetişiyorlar,ufakken yaşamaya başlıyorlar hezimetleri.

Padişahım çok yaşa !


Koch antrenmanlara renk katmaya devam ediyor.Görüntülerden çok zevkli antrenmanlar geçtiği ve takım içindeki arkadaşlığın üst düzeyde olduğu ortada.Bu ortamı yarattığı için önce Koch'a teşekkür etmek gerekir.
Bugün yapılan antrenmanda baya bir eğlenceliydi,özellikle Guiza'nın kaval çalışı...
Bu arada kavuğu takan kaptana söylenebilecek şey sadece,iyi ki varsın,iyi ki bizimlesin yaşayan efsanemiz.

25 Ekim 2009 Pazar

Bu filmin sonu yok !


Bana ne,bana ne...


Hani mahalle maçlarında ufak çocuklar oyuna küser,topu alıp eve gider ya,Keita da aynı hareketi yaptı.Maç sırasında tribünde çok eğlendik.Teşekkür ederiz.

FENERBAHÇE 3-1 GALATASARAY

Ne oldu? Ne oldu? Ne oldu? Uzay takımı,asrın takımı.Gerçi suçun hepsi sizde değil,sizi bu kadar havaya sokanlarda.
Neyse...
Maça süper başladık, ilk 10 dakika ne olduğunu bile anlamadı uzay takımı,derken kaptan çıktı sahneye 1-0.Daha sonra uzay takımı sağa,sola pas yapmaya başladı biz ise Kazım'a atılan uzun toplar ile gol aradık.Kazım'ın 2-3 tane net gollük pozisyonunu faul ile alakası olmamasına rağmen kesti ve daha ilk yarıda olabilecek farkı engelledi Bünyamin.Kazım,Servet-Gökhan 2ilisi ile ilk yarı dalga geçti desek yeridir,resmen Drogba gibi oynadı!
2. yarı bu sefer Mehmet'te oyuna ağırlığını koymaya başladı ve ataklar sağ taraftan gelişmeye başladı.Daha sonra Leo'nun saçmalaması ve Alex'in zekası ile penaltı ve 2. gol geldi.Bu arada Bünyamin'in cesareti kırmızıyı vermeye yetmedi.Hakan'ın golu acaba mı dedirtti belki Galatasarayl'ılara.Daha sonra ise Keita'nın Carlos'a attığı yumruk ile uzay takımı 10 kişi kaldı.Ha bu arada Messi Arda ne yaptı,ne oynadı ben birşey anlamadım,anlayan olduğunuda sanmıyorum.Bu aradauzay takımı sağa-sola paslara devam etti,biz ise kontrollü oyuna devam ettik.Son sözü ise Guiza söyledi,gerçi 80. dakika civarındaki pozisyonda golü yapsa maç 5e 6ya giderdi.
Maçın 3 adamı Alex,Kazım ve Cristian'dı.2. yarı Mehmet'te baya iyi oynadı.
Bu arada maçtan diğer notlar;uzay takımının attığı golden sonra Arda ve Hakan'ın tribüne yaptığı hareketler,Keita'nın yalandan yerde yatması,Arda'nın maç öncesi olay çıkarması vs.
Son olarak şunu söylemek lazım,"Fenerbahçe derler benim adıma bu sene de koyduk cimbombomun ..."

22 Ekim 2009 Perşembe

Dijital platform savaşları


Maç sırasında 2 platform arasında resmen bir savaş yaşandı.Tabi bu durum doğal olarak bizi etkiledi.Söyle söylemek lazım maçın içine ettiler!
Şimdi D-Smart'tan lig maçları için bir hamle beklemek gerekir:)

STEAUA BÜKREŞ 0-1 FENERBAHÇE

Güzel oyun,güzel galibiyet.
Açıkçası maç öncesi bana bu cümleleri söyleseler hadi canım derdim.Kim ne derse desin 3 gün sonra Galatasaray ile maç varken bu maça konsantre olmanın kolay olduğunu düşünmüyordum.Birde bunun üzerine takımın ormurgalarının sakatlık geçirmesi eklenince alınan bu 3 puan,altın değerinde oldu.
Maça gelirsek,oyuna kontrollü başladıktan sonra 20 dakika rakip kalede baskı kurduk ve birçok pozisyona girdik ancak rakip takım kalecesinin kalesinde devleşmesinden dolayı devresi golsüz kapadık.İlk yarıdan başka bir not ise Bilica'nın inanılmaz savruk hareketleriydi,umarım aynı hareketleri derbi maçında tekrarlamaz.
2. yarıya ise rakip hızlı başladı ancak gerek Gökhan'ın gerekte Volkan'ın müdahaleleri kalemizde gol görmemizi engelledi.
Golü ise Özer'in müthiş zekası getirdi.Sene başından beri ilk kez ilk 11de şans bulan Özer'in poziyonu yaratması hem onun hemde takımın adına çok sevindiriciydi.
Maçın adamları ise tartışmasız Emre ve Gökhan'dı.Onlardan sonra ise Özer,Mehmet ve Volkan geldi.
Gurupta Twente de malüp olunca liderlik koltuğuna oturduk ve büyük oranda guruptan çıkmayı garantiledik gibi.
Şimdi ise önümüzde çok önemli bir maç var,umarım sakatlar bir an önce iyileşir ve Galatasaray maçında tam kadro sahada oluruz.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Abitoğlu


Kendisi Kuddusi'nin kuzeni.Ama ondan ve Sulçuk'tan bile daha sinsi daha tetikçi bana göre.
Sadece dün maç için demiyorum,yönettiği Gs ve Fenerbahçe maçlarına bakarsanız anlarsınız.
Maç içerisinde büyük hatalar yapılır,ofsayttan gol,verilmeyen-verilen yanlışpenaltı,verilmeyen-verilen yanlış kırmızı kart gibi ancak bana göre esas olay maç içindeki ikili mücadele ve oyunun kırılma anlarında verilen yanlı kararlarda.İlk saydıklarım hakem kabiliyetsizliğidir ancak benim bahsettiğim düdükler art niyettir.
Bakalım bu Kuddusi'nin kuzeni kaç yıl daha maçlara düdük olarak çıkacak?Gerçi kuzeninin sürekliliğini baz alırsak,sorunun cevabı açık !

Yorumsuz !!!


18 Ekim 2009 Pazar

GAZİANTEPSPOR 2-1 FENERBAHÇE


Sezonun en kötü maçını oynadık belki de.Semih'in attığı gol ne yazık ki yeterli olmadı ama belki de Galatasaray maçı için iyi oldu bu skor bizim için.
Maçın ilk yarısı ile ilgili yazacak birşeyler olduğunu düşünmüyorum.2. yarı ise bana göre rezaletti.Golün geleceği 2. yarının başlaması ile belli oldu.Ne yazık ki 82 dakika dayanabildik.Anlamsız bir biçimde rakibin üzerimize gelmesine izin verdik ve orta sahayı neredeyse hiç geçmedik.
Benim kafama takılan en önemli şey ise 89. dakikada Özer'in oyuna girmesiydi.O dakikdan sonra ne bekleniyorsa artık.Hani hiç oynatmazsın,70. dakikada alırsın anlarım ama 89. dakikada oyuna girmesi biraz acayip oldu sanki.
Neyse fazla uzatmadan nazar boncuğu demek gerek herhalde.Şimdi önümüzde önemli bir Avrupa Kupası maçı var.Bu maçı kazasız atlatıp sabırsızlıkla beklediğimiz Galatasaray maçına kazasız,sakatlıksız ve kaptan ile çıkarız umarım.

17 Ekim 2009 Cumartesi

BALON'un golü

Böyle bir golü Galatasaray'dan beklerdim,Sunderland'e nasipmiş.


video

8 Ekim 2009 Perşembe

Yazıklar olsun


Bir önceki yazımda yazmıştım "adalet" diye ancak yine "adalet" yerini bulmadı.Profesyonal Futbol Disiplin Kurulu'nun verdiği karar;
8- GALATASARAY AŞ.'nin, 04.10.2009 tarhinde oynanan MKE ANKARAGÜCÜ-GALATASARAY AŞ. Turkcell Süper Lig fubol müsabakasında,taraftarlarının neden olduğu saha olayları takdiren 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
oysa PFDK,anonsçunun tahriki ile polisten dayak yiyen bir takımın taraftarına,şampiyonluğa giderken çok rahat seyircisiz oynama cezası verebiliyor.
İşin acı tarafı o maçtan sonra Vestel Manisaspor'un basın sözcüsü böyle bir açıklama yapmışken geliyor bu ceza;
"Sahamızda Fenerbahçe ile oynadığımız karşılaşma sırasında yapılan anons yüzünden çıkan olaylar,hepimizi üzmüştür.Görevi sadece maç öncesinde ve devre arasında taraftarları eğlendirmek olan bir kişinin böyle bir anonsu yapması,tribünlerde olayların çıkmasına neden olmuştur.Biz bir kez daha bu olaylar nedeniyle Fenerbahçe Kulübü'nden ve TARAFTARLARINDAN özür diliyoruz."
Ne kadar acı değil mi? Ondan sonra bazıları bir yerlerini yırtarak bağırırlar Fenerasyon diye.İşte Fenerasyon böyle bir şey.

4 Ekim 2009 Pazar

Adalet !


2005-2006 sezonu,yani şampiyonluğumuzun çalındığı sezon.Manisaspora 5-3 kaybettiğimiz maçtan sonra,Manisaspor anonsçusunun kışkırtması sonrası tribünde polislerin Fenerbahçe taraftarlarına,terörist gibi saldırması ve bunun sonucunda 1 maç seyircisiz oynama cezası.Hatırlarsınız Kayseri Erciyes maçını.
Şimdi merak ediyorum,Galatasaray nasıl bir ceza alacak,adalet uygulanacak mı ?

QTM


Kaliteli Türk Medya'mız aynı bukalemun gibi.Sene başından beri yerlerde süründüğünüz Fenerbahçe'yi bir anda nasıl da göklere çıkartıyorsunuz.Şu skor yorumculuğunu bir türlü bırakamadınız.
Neyse ki medyanın üzerimize yüklediği stresten biraz olsun kurtulduk.Buna futbolcular kadar taraftarda dahil,taraftar da biraz rahatladı.
Ne diyelim şimdi o stresi biraz da karşı yakadaki sarı-kırmızılılar yaşasın!

FENERBAHÇE 3-0 GENÇLERBİRLİĞİ

Berbat oynayan Fenerbahçe,çok kötü Fenerbahçe blah blah blah.8de 8,pankartta ne güzel yazıyor "Kendi rekorumuzu kendimiz kırarız" diye.8. haftada 8. galibiyetimiz ile(biraz da Bjk'nin kulaklarını çınlatarak) yüz yılın takımı 10 Messi gücündeki Arda'lı,Gs'ye 5 puan farkı attık.
Bir önceki yazımdaki tahmin ettiğim puan farkından daha fazla olacak gibi gözüküyor 11. haftada.
Neyse Gb maçı ile ilgili yazmak daha doğru olan şimdilik.
Ben son senelerde böyle ısıran bir takım izlememiştim,mükemmel pres yaptık,her topa bastık,inanılmaz hırslı oynadık,tam taraftarın istediği gibi.
Kiliti açan yine kaptan oldu,ilk yarıdaki tek pozisyonu gole çevirmemiz ileride çok stres yapmamamızı sağladı ayrıca ilk yarıda pozisyonda vermedik.
2. yarı iki kalede de posizyonlar oldu,bizim kaledeki pozisyonlarda Volkan,rakip kaledekilerde Alex yıldızlaştı.2. golümüz enfesti.Lugano'nun gol atması ise sevindiriciydi,çünkü sene başından beri form tutamadı,bu gol biraz olsun ona moral olur.
Maçın birçok yıldızı vardı.Sıralamak gerekirse,Alex,Bilica,Volkan ve Emre ön plana çıkanlardı.
Aslında bu maç için değil genel olarak yazmak lazım,umarım böyle kötü oynamaya devam ederiz !!!

1 Ekim 2009 Perşembe

FC SHERIFF 0-1 FENERBAHÇE


Avrupa Ligi'ndeki ilk galibiyetimizi aldık.Kağıt üzerinde sonuç güzel gerçi zaten önemli olan da bu ama sezonun en kötü oyununu oynadık diyebiliriz.Bu kötü oyunun ortaya çıkmasında önemli 3 eksik olması,özellikle Gökhan'ın eksikiliği etkili oldu diyebiliriz.Ayrıca takımın yorgun olması da bir etkendi.
Maça çok tutuk başladık,oyunun hakimiyeti bizdeydi ama pozisyon yoktu.İlk yarıda gelişen önemli olaylarda Semih'in ofsayt ile ilgisi olmayan bir golünün verilmemesi ve Emre'ye atılan tekmelerdi.
2. yarıya da aynı sıkıcı tempoda başladık ancak bu yarının farkı pozisyon bulmamızdı.Önce Kazım'ın karşıya karşıya kaçırdığı gol,sonra son paslarda isabet sağlayamamamızdan kaçan pozisyonlar.Daha sonra gene kaptan çıktı sahneye.Semih'in sık asistinde,yaptığı düzgün vuruşla 3 puanı hanemize yazdırdı.
Maçın en iyisi Emre en kötüsü Önder'di.Özellikle bu kadar az forma şansı gelirken,Önder'in böyle kötü oynamasına anlam veremedim.
Şimdi tekrar lige dönme zamanı,milli maç arasına kayıpsız girersek büyük avantaj yakalarız,o yüzden aynı ciddiyet ile ligde devam etmeliyiz.

27 Eylül 2009 Pazar

Kim zıplıyor Milliyet?


Sabah gazeteyi elime aldım,almam ile şok olmam bir oldu.Ben hayatımda böyle yanlı bir manşet görmedim,resmen çekirge zıplamaya devam ediyor yazıyordu Milliyet gazetesinde.
Gerçi Diyarbakırspor maçı sonrası Daum'a sorulan "Galatasaray'dan az gol atmanızdan dolayı eziklik hissediyormusunuz" sorusundan sonra bu sene de medyanın böyle yanlı olacağı belliydi.
3 tane topu direkten dönen,3 tane %100 gol pozisyonuna giren,2 tane de gol atan bir takıma böyle bir manşet atılıyorsa acaba haftalardır berbat bir futbol oynayan,rakiplerinin hediyesi ve şans faktörü sayesinde 3 puana ulaşan Galatasaray için,Eskişehir maçından sonra ne tür manşetler atılacak merak konusu benim için.
Keşke şu derbi 10. hafta olmasa da bu hafta oynansa kim zıplıyor kim zıplamıyor erkenden görsek.
Ayrıca bu akşam Erman Toroğlu'nun bir sözüne çok güldüm "Galatasaraylı arkadaşlar bana diyor ki,Fenerbahçe maçına puan kaybı ile çıkalım sonra ilk onlara yenilirsek olay başka yere gelir" diyor,Şansal Büyüka durduruyor,yani işi "bakire" mevzusuna getirmiş Galatasaraylılar.Bir bakıma onlar adına sıfır sevindim sıfır çıkmayacakları için.Ama umarım Kalli'nin ilk sezonunda ki gibi namalup çıkarlar Kadıköy'e,o "bozma" olayı yine bize denk gelir,Galatasaraylıların deyişiyle.
Bir önceki başlıkta Galatasaray'ın puan kaybedeciği ima etmiştim,sezon başından beri ilk kez yaptım uğurlu geldi,gerçi puan kaybedeceği belli gibiydi ama olsun.
Şimdi derbiye kadar olan maçlara bakarsak,bu 2 maçta da Galatasaray'ın puan kaybetme olasılığı yüksek gözüküyor.Önce,ligde ilk galibiyetini almış Ankaragücü ile zorlu bir deplasman sonra Galatasaray'a ters gelen hızlı forvetleri olan(her ne kadar beceriksiz olsalar da) Trabzonspor ile oynacaklar.Benim tahminim bu 2 maçta 5 puan bırakırlar.Bize gelirsek,belki de ligin vasatın üzerinde oynayan 3 takımından birisi olan Gençlerbirliği ile oynayacağız,bu maçtan 3 puan çıkartırsak,Gaziantep deplasmanından da 3 puan alırız gibime geliyor.Derbide de bir süpriz olmazsa 11. haftaya 10 puan fark ile girebiliriz.
Umarım tahminlerim doğru çıkar,bende 11. haftanın başında bu yazımdan alıntılar yaparım.

26 Eylül 2009 Cumartesi

ANTALYASPOR 1-2 FENERBAHÇE


Kapakları bir bir takmaya devam ediyoruz.Fenerbahçe seyircisine!!!,yanlı medyaya,rakip takım taraftarlarına...
7 maçta 21 puan,uzun yıllar göremeyiz gibi geliyor,Türk futbol tarihinin rekorunu egale ettik,çok büyük bir olay bana göre.7de 7 yaparken de,4 maçı dışarıda Bursa,Diyarbakır gibi zorlu deplasmanların da dahil olduğu bir fikstürde yaptık.
Fikstürde son haftalarda oynayacağımz maçlar şimdiki periyotta oynadığımız maçlara göre daha kolay olduğu için bu zor dönemde alınan puanların avantajını ileride göreceğiz.Ayrıca ilk yarıda oynayacağımız 5 zorlu deplasman maçı için de puan kaybı kredisi yaratmış olduk.
Maça gelince,bu sezon en çok poziyon yakaladığımız maçtı Antalyaspor maçı.Şansızlık ve beceriksizlikten dolayı maçı ancak 89. dakikada kopartabildik.
Maç öncesi taraftar siteleri aracılığıyla yapılan açıklamalar,rakip yöneticilerin bilet fiyatlarını çok yüksek tutması gibi etkenlerden dolayı gergin bir atmosfer olacağını sanıyordum ama Antalyalılar'da maça fazla ilgi göstermeyince çok gergin bir ortam olmadı.Bizi geren ise direkler ve Guiza'nın kaçırdığı akıl almaz gollerdi.
Neyse ki 89. dakikada yaptığı güzel asist ile kendisini affettirdi.
Maçın yıldızı ise Alex'ti.Normal bir orta saha oyuncusunun bir sezonda yapacağı kadar asist yapıyordu neredeyse bu maç.Her pozisyonun içindeydi gene.Maçı bize getiren adam oldu kaptan.
Dediğim gibi 7de 7 inanılmaz bir olay ve haftaya oynayacağımız Gençlerbiliği maçından alınacak bir 3 puan ile bir sonraki haftayı da kayıpsız geçeriz ve derbiye 9da 9 ile çıkma şansını yakalarız.
Bugün Galatasaray'ı da çok zorlu bir maç bekliyor,bakalım onlar da bizim 7de 7mize ayak uyduracaklar mı? 10. haftada bizi çok zevkli bir maç bekliyor.Şimdiden sabırsızlanmaya başladım...

21 Eylül 2009 Pazartesi

FENERBAHÇE 1-0 İBB

En son dedem görmüştür herhalde 6'da 6 ile lige başlanan bir sezonu.Dile kolay 40 küsür sene sonra yeniden gerçekleşti bu olay.Haftaya rekorumuz olan 7'de 7'yi egale edip bir sonraki hafta da yeni bir rekor kırarız umarım.
Son haftalardaki kötü futbol alışkanlığımız ne yazık ki bu hafta da devam etti.Kötü futbola rağmen kazanma alışkanlığımız olması sevindirici bir olay tabiki.Ama taraftar doğal olarak güzel futbol ile galip gelinmesini istiyor.Gerçi ligde kim güzel futbol oynuyor diye sorulsa cevabı tabi ki kimse olur o yüzden hiç bir takımın güzel oynamadığı ligde 6 haftada 18 puanı cebe koymamız çok çok önemli.Güzel futbolun önümüzdeki haftalarda geleceğini umuyorum.
Maçta Bilica ve Vederson iyilerdi.Vederson'un golünden önceki frikikte tribünde 3 dakika boyunca Vederson kullanmasın,iyi vuramaz,barajda kalır derken,bana çok güzel bir kapak taktı,iyi ki de takmış.Çünkü o gol gelmese çok daha zorlanacaktık,hatta 2. yarı gol bulmak için yüklenecekken,İbrahim Akın'dan bir kontra gol bile yiyebilirdik.
Maçın hakemi 2. yarıda İbb'nin beraberliği sağlaması için elinden geleni yaptı.Hele uzatmalar dahil son 5 dakika ceza sahası civarında verdiği faul karaları rezaletti.Resmen bir duran top ile,karambolden bir gol attırmaya çalıştı İbb'ye,ama amacına ulaşamadı.

Ben bu maçta da taraftarı anlayamadım,tamam bir futbolcu formsuz olabilir,kötü oynayabilir,o futbolcuyu iyi oynasa da sevmiyor olabilirsiniz ama o oyuncuya küfür etme ya da o oyuncuyu yuhalama hakkınız hiçbir zaman olamaz.Hele ki 6'da 6 giden bir takımın oyuncusuna.
Kısaca 6'da 6 yaparak birilerinin kulaklarını çınlattık,kötü oynayarak 3 puanı almamız sevindirici,çünkü şampiyonluk böyle maçlarda geliyor bana göre.

19 Eylül 2009 Cumartesi

Şaka gibi


Beşiktaş geçen sene nasıl şans ile şampiyon olduğunu kanıtlamaya devam ederken,Beşiktaş yöneticileri de alışık olduğumuz trajikomik açıklamalarına devam ediyor.
Akşam bir televizyon programına bağlanan Beşiktaş Asbaşkanı Levent Erdoğan ilginç açıklamalarda bulundu;
_"Beşiktaşı Mustafa Denizli şampiyon yapmadı,taraftarların duaları ile şampiyon olduk."
_"Mustafa Denizli istifa ederse aldığı paraları geri vermeli."
_"Yıldırım Demirören istifa etmeli."
_"Ocak ayında Demirören'in listesinde olursam kendime ayıp etmiş olurum."
Yanlış okumadınız bunları söyleyen 106 yıllık bir kulübün asbaşkanı.Düşünün Ali Koç televizyonlara çıkıp aynı sözleri Christoph Daum ve Aziz Yıldırım için söyleyecek.
Beşiktaş'ın Fenerbahçe ayarında büyük bir kulüp olmadığını Beşiktaşlılar hariç herkes biliyor.Ama bu açıklamalar Beşiktaşın değerini daha da düşürüyor.Gerçi bize düşen de eğlenmek oluyor.
Bu arada Levent Erdoğan'ın çok fazla üzülmesine gerek yok,haftaya nasıl olsa Ankaraspor ile oynayacaklar.Yani sahaya bile çıkmadan 3 gollü bir 3 puana sahip olacaklar.Tabi sahaya çıkmayacakları o haftayı da golsüz kapatırlar mı,orasını bilemem :)

17 Eylül 2009 Perşembe

Asıl size YUH !



Son senelerde alışkanlık haline gelmişti futbolcu yuhalamak.Ama bu sezon bu kadar iyi giderken,biraz kötü oynayınca gene bu kendini bilmezlerin yaptığı yuhalamalar yok artık dedirtti.

Maç 0-0 gidiyor senin takıma destek olman gerekirken Kazım ve Guiza'yı yuhalıyorsun.Açıkçası bu kişilerin amacını anlayamadım ben.Maçtan sonra Twente futbolcularını alkışlayacağınıza 90 dakikada kendi takımınıza destek neden olmadınız.

Umarım oyuncu yuhalayınca maç kazanılmadığını bir kez daha anlamıştır bu kendini bilmezler!

FENERBAHÇE 1-2 FC TWENTE


Çok kötü oldu bu malubiyet.Ancak bir bakımdan da uyarı gibi gelecektir umarım takıma.3 haftadır oynadığımız kötü futbolun sonunda bir malubiyet geleceği belliydi,bu güneymiş.
Maçın ilk 10 dakikasına çok hızlı girdik,aynı Manisaspor maçı gibi.Ancak yine gol gelmeyince bu 10 dakikada,oyun bir bakıma kilitlendi.
2. yarı Mehmet'in o güzel golüne yazık oldu.Yediğimiz 2 saçma golle 3 puanı Kadıköyde bıraktık.
Özelikle Kazım,Guiza ve Andre Santos felaket bir maç çıkardılar.
Sonuçta ligde ve avrupada oynayacağımız bütün maçları kazanacak değiliz umarım bu bize bir erken uyarı olur.

13 Eylül 2009 Pazar

BURSASPOR 0-1 FENERBAHÇE


Bu galibiyetimizde bence futbol,güzel oyun önemli değildi.Önemli olan hakeme karşı aldığımız galibiyet ile,bundan sonra maçımızı yönetecek hakemlere verdiğimiz mesajdı "bizim için önemli değil sizi de rakibi de alt ederiz"
Maçta gelirsek oyuncularda,özellikle milli takımlarda oynayan oyuncularda yorgunluk göze çarpıyordı,o yüzden maçtan önce herhalde oyunculara sorsalar 1-0 olsun bizim olsun derlerdi keza öyle de oldu.
Hakemin oyuncularımızı kışkırtan faul kararları,Bursalı oyuncuların tekmeleri,galibiyetimizi engelleyemedi.
Benim için maçın hayal kırıklığı Kazım ve Guiza'nın son derece bencil oyunlarıydı.En az 4 poziyonda bu bencilliklerinden dolayı maçı koparacak noktaya gelemedik.Maçın son dakikasında Sercan pozisyonu değerlendirse,ne yapacaklardı merak ediyorum.
İlk kez ilk 11'de resmi bir maça çıkan Mehmet Topuz'un gösterdiği performans ise çok sevindiriciydi.
5te5 ile gidiyor olmamız ve bu 5 maçın 3ünü deplasmanda kazanmış olmamız ve bu 3 maçın 2sininde belki de Türkiye'nin en zor deplasmanları Bursa ve Diyarbakır deplasmanları olması bizim için çok sevindirici.
Sezon başında yapmış olduğum tahmin de 5. haftada ortaya çıktı gibi.Boğazın karşı tarafındaki rakibimiz ile birlikte diğer takımlara 5. haftada fazalasıyla puan farkı attık.Sabırsızlıkla 10. haftayı bekliyorum.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Değişim Şart


Günümüz futbolunda "gaz"ın bir yere kadar yeterli olduğunu herkes anlamıştır artık ve bence Fatih Terimin'de görevi devretme zamanı çoktan gelmiştir.
Türk hocalardan,milli takımı çalıştıracak kapasitede birisi olduğunu düşünmüyorum.Milli takıma,Zico gibi,insan ilişkileri üst düzey,güzler yüzlü adam gibi adam bir hoca gerekiyor.
Zico'nun da Cska gibi berbat bir takımda zor günler geçirirken,hazır elimizde de fırsat varken bence bu fırsatı değerlendirmemiz gerekir.

BOSNA HERSEK 1-1 TÜRKİYE

Büyük ihtimalle üst üste ikinci kere Dünya Kupasına katılamayacağız.Oysa Euro 2008'de ve World Cup 2002'de büyük turnuvalara ne kadar renk getirdiğimizi göstermiştik.Önce Fatih Terim yüzünden Almanya 2006 gibi büyük bir fırsatı kaçırdık şimdi de Güney Afrika 2010'u kaçırdık sayılır.Umarım,futbol+Fatih Terim şansı yanımızda olur da Bosna son 2 maçta takılır play off'u biz oynarız.
Maça gelirsek,öncelikle Kadir Has'tan sonra yine berbat bir zeminde top oynadık.Buna rağmen maçın başında Tuncay-Gökhan-Emre organizaysonu ile mükemmel bir gol bulduk.Golün geleceği 1 dakika öncesinde Emre'nin şutundan belliydi zaten.
Daha sonra nedense yarı sahayı geçemeye başladık.Hakemin de katkısı sayesinde yediğimiz gol ile soyunma odasına berabere gitmek zorunda kaldık.
2. yarıda ise felaket değişiklikler ile başladık.Öncelikle İsmail Köybaşı değişikliği,hani Hakan Balta'nın yerine sol beke alınsa bir şey diyemeyiz,gol atmamız lazım ve hücümcu bir bek ama İsmail'den sol kanat yaratmaya çalışılınca 45 dakika boyunca ayağına bir kez top bile değmeden maçı tamamladı.Ceyhun'un oyunda kalıp,Hamit'in kenera alınması 2. skandaldı,bu değişiklikler ile Tuncay'da ön liberoya geçmek zorunda kalınca 3. skandal da ortaya çıkmış oldu.Zaten kopuk oynayan takımın yapısı iyice dağıldı.
Ayrıca herkesin öve,öve bitiremediği 50 milyon euro değerinde,Messi ile kıyaslanan Arda'yı İspanya maçlarından sonra bir zor maçta daha izledik ve nasıl bir oyuncu olduğunu gördük.Demekki Bosna'nın 7 gol attığı, Estonya karşısında2 çalım atınca Messi ile kıyaslanmamak lazımmış.
Bu arada şu maçta Gökhan Gönüle laf edenler bence futbolun f'sindan anlamıyorlar.Aynı mevkinin sol tarafında oynayan Hakan Balta'yı 1 kere orta sahayı geçerken gördünüz mü? 1 tane orta açtı mı? hadi hücümu geçtim savunmada ne yaptı 1 kere kademeye giremedi,sadece ayağına gelen topları yanındaki arkadaşlarına verdi,bırakında bütün poziyonların içinde olan,bütün maç boyunca bir ileri bir geri gidip canı çıkan Gökhan'ın 2 tane yanlış orta yapma hakkı olsun.
Çıkmadık candan ümit kesilmez ama yine bir Dünya Kupası başka baharlara kaldı gibi,artık 2010 yazında vuvuzelalı Afrika'yı falan desteklarız.

5 Eylül 2009 Cumartesi

ARJANTİN 1-3 BREZİLYA


Ezeli rakipler karşı karşıya geldiler.Arjantin,Brezilya'ya göre kritik durumdaydı ama Brezilya'nın usta ayakları,Maradona'nın öğrencileri affetmedi.
Andre Santos'un Arjantin'e karşı ilk 11de oynaması beni fazlasıyla gururlandırdı.Ayrıca Brezilya'nın ilk 11de Turkcell Super Lig'den 2 oyuncu oynaması da ligimz adına çok büyük bir şey.2. yarı Tabata'da oyuna girer dedim ama olmadı:)
Santos maç boyunca çok sağlam,garanti oynadı.Sıfır hata ile maçı tamamladı diyebiliriz.Umarım Afrika'da da Fenerbahçe'li Andre Santos'u izleyebiliriz.

TÜRKİYE 4-2 ESTONYA


Maça çok gergin başladık.Belki Bosna'nın,Ermenistan'ı yenmesinin de etkisi vardı.Bir de üstüne Arda'nın saçmalaması üzerine yenen gol,bizi iyice gerdi.
Golden sonra takım silkelendi,özellikle tempo mükemmeldi.Emre başta olmak üzere,Tuncay ve Arda maça ağırlığını koymaya başladılar.Zaten ilk golde bu 3lünün organizasyonu ile geldi.Daha sonra Sercan'ın attığı gol devreyi 2-1 önde kapamamızı sağladı.İlk yarıdan başka bir not ise Gökhan Zan'ın alışık olduğumuz sakatlıklarından birini yaşamasıydı.Yerine giren Önder ise ilk resmi milli maçı olmasına rağmen maçı hatasız tamamladı.
2. yarıya şanssız bir gol ile başladık ama maçın lehimize döneceği temponuzdan belliydi.İlk önce sahneye Arda daha sonra Tuncay çıkarak 4-2lik galibiyeti getirdiler.
Emre'ye sallayanlar umarım Emre'nin,Türkiye'nin şuan en formda ve oyunu iki yönlü en iyi oynayan oyuncusu olduğunu kafalarına kazımışlardır.
Şimdi önümüzde en krıtik maç var,Semih'in de cezasının bitmesi ile daha da güçlü bir takım olacağız ,eğer bu tempoyu Bosnada da ortaya koyarsak oradan 3 puanla dönmememiz için hiç bir neden yok.

30 Ağustos 2009 Pazar

Orta ve Gol


Geçen hafta Adnan Polat,Galatasaray camiasının alışık olduğu açıklamalardan birini yapmıştı.Daha önce Ergün Gürsoy'unda dile getirdiği "Fenerbahçe bizi her alanda geçti" sözünü bu sefer taraftar hattı ve forma satışlarına getirmişti.
Manisaspor maçı sonra Ali Koç,Adnan Polat'ın açtığı bu ortayı şık bir vuruşla değerlendirdi.
Tuttuğun takımın böyle zeki yöneticilerinin olması insanı gururlandırıyor.Ne diyelim,Galatasaray camiyasından yeni ortalar gelmesi dileğiyle.

FENERBAHÇE 2-1 MANİSASPOR


İnanılmaz bir galibiyetti.Son dakika golü ile gelen galibiyetlerin tadı bir başka oluyor.Şampiyonlukta böyle maçlar ile geliyor.Bizim için ne kadar artı moral kaynağıysa rakiplerimiz için de o kadar eksi moral oluyor böyle maçlar.Yani alınan bu galibiyet sadece 3 puan değildi.
Maça gelirsek,çok hızlı başladık, ilk 20 dakika sağlı sollu ortalarla rakip kaleyi abluka altına aldık ama bu ataklardan sonuç çıkmayınca maç sıkıntıya girdi.Manisanın yaptığı adam adama savunma hücum oyuncularımızın top almasını engelleyince 20. dakikadan sonra ileride üretken olamadık.
75. dakikada Emre'nin gördüğü kırmızı kart herkese eyvah dedirtti.Stadda anlayamadık kırmızı kartın nedenini,küfür diye düşündük ama evde tekrarını izleyince ben bir küfür de göremedim,yani kırmızı kart bana ağır geldi.Belki de sonunda rakip takım taraftarlarının ve basının istediği oldu diyelim.
Maç boyunca sakatlığın etkisini tam olarak üzerinden atamayan Alex,78. dakikada attığı mükemmel ara pası ile ortaya çıktı,Guiza da güzel bir vuruşla bizi öne geçirdi.Daha sonra Daum'dan defansa takviye yapmasını bekledik,çünkü hem Mehmet Topuz'UMUZ hem de Semih'i oyuna alınca özellikle sol kanat çok boş kalmıştı.Daum tam Bilica'yı oyuna alacakken,Lugano'nun 5 metre yanındaki Cristian'a attığı acayip pas sonrası golü yedik.Maçın kırılma noktası 92. dakikada Sezer'in şutunu maçın yıldızı Volkan'ın çıkarmasıydı.Maç burada döndü desek yeridir.
Tam maç bitiyor derken son dakikaların golcüsü Semih çıktı yine sahneye.Guiza'nın mükemmel pasında Alex'in kafa vuruşu direkten dönünce bütün stadda "ah" sesleri yükselirken dönen topu tamamlayan Semih'in,İlker Yasin'in deyimiyle "hem gol hem penaltı"sı ile tribünler bu sefer "gol" diye bağırdı.
Lige verilen milli maç arası öncesi bu galibiyet çok önemliydi.Umarım bu dönemde futbolcularımız hem dinlenme hem de sakatlıklarını giderme fırsatı bulur ve 5. haftadaki Bursaspor maçında kaldığımız yerden devam ederiz.

28 Ağustos 2009 Cuma

GRUPLAR BELLİ OLDU


İlk defa bu kadar güzel kura çektiğimizi gördüm Avrupa arenasında.Belki Galatasaray ile birlikte kuraya girdiğimiz için o meşhur "Galatasaray balı" bizi de etkiledi.Güzel oldu güzel.
Benim tahminim bu gruptan 1. çıkarız zaten çıkmalıyız da.Umarım her maça aynı ciddiyette çıkıp takım puanı için alabileceğimiz en yüksek puanı alırınız.
Bu arada fikstürde aşağıda;
group stage‚ matchday 1 17.09.2009 Fenerbahçe Twente
group stage‚ matchday 2 01.10.2009 Sheriff Fenerbahçe
group stage‚ matchday 3 22.10.2009 Steau Bükreş Fenerbahçe
group stage‚ matchday 4 05.11.2009 Fenerbahçe Steau Bükreş
group stage‚ matchday 5 02/03.12.2009 Fenerbahçe Sheriff
group stage‚ matchday 6 16/17.12.2009 Twente Fenerbahçe

27 Ağustos 2009 Perşembe

FENERBAHÇE 2-2 FC SION

Sıkıcı bir maç oldu,ilk maçta elde ettiğimiz avantajı,takımın maçı ciddiye almamasından dolayı az kalsa yitiriyorduk.Kötü bir oyun olsa da gruplara kalmak sevindirici.
Maça Andre Santos'un resmi maçlardaki 5. golü ile başladık.Hızlı girdiğimiz maçta 2 tane kademe hatasından yediğimiz gol bizi strese soksa da yine sahneye çıkan Andre Santos attığı penaltı ile biraz da olsa rahat maç izlememizi sağladı.
Bana göre maçın yıldızı bir kez daha Cristian'dı ama bu sefer Alex görünümlü Cristian'dı.Tribünden bakıldığında sanki Alex oynuyordu sahada,şortu,forması,kazınmış saçı aynı Alex gibiydi.Bu arada umarım Alex'te sakatlığı bir an önce atlatır ve takıma döner.
Maçın olumsuz yanı ise ilk 11'de şans bulamayan futbolculardan özellikle Uğur ve Önder'in gösterdiği berbat performans ve yine 11'de şans bulamayan Selçuğun gösterdiği vasat performanstı.Ben kendilerinden,şans bulmuşken bu şansı iyi değerlendirmeleri beklerdim.İyi ki geçen seneki kadro yok,çünkü daha arkada bekleyen Özer,Mehmet gibi oyuncular var,böyle oynayacaklarsa kendileri bilirler çünkü forma aslanın ağzında bu sene.
Guiza ise oyuna girdikten sonra, her ne kadar birkaç gol kaçırsa da 75 dk sahada kalan Semih'ten çok daha üretkendi.
Kısaca sıkıcı bir maç izledik,tribün özellikle 2. yarı mükemmeldi,Manisaspor maçında, mükemmel olan tribünün yanına Diyarbakır maçındaki mükemmel takımda eklenirse,pazar gecesi güzel bir futbol akşamı bizi bekliyor.

25 Ağustos 2009 Salı

DİYARBAKIRSPOR 1-3 FENERBAHÇE



Diyarbakırda yaşanan olaylar maçın önüne geçti.Ama maçtan önce belliydi bu mahlukların böyle olaylar çıkartacağı.Fenerbahçe nefretini bir defa daha yansıttılar.Ama takımımız sahada gereken cevabı fazlasıyla verdi.

Maça hakemin rezalet yönetimi,Diyarbakırlı kasapların insanlık dışı futbolu,maçı izleyen mahlukların sahaya attığı yabancı maddeler ve Tazemeta'nın şans golü ile başladık.İlk tokatı haftanın en güzel golünü atan Gökhan Gönül ile vururken bir kez daha pas futbolunda ligin üstünde olduğumuzu gösterdik.İlk yarıda Emre'ye yapılan tahrikler sonucu çok şükür ki Emre sinirlenip takımı 10 kişi bırakmadı.

2. yarı gene taş ve fayans yağmuru altında başladı.Tam bu arada ikinci tokat maçın yıldızı Kazımdan geldi.Bu dakikadan sonra oyunun hakimiyetini iyice ele aldık.Arkasından direkten dönen bir top,sonra Semih'in golü ve Kazımın direkten dönen başka bir topu ile maç noktalandı.

Bana göre bu zorlu deplasmandan alının 3 puan ile ligin en büyük favorisi olduğumuzu bir kez daha göstermiş olduk.

Maç sonu yaşanan olaylarda,mahlukların üzerindeki Galatasaray formaları aslında olayı özetler gibiydi.Sevgili basınımız Galatasaray'ı şişiredursun biz böyle oynamaya devam edelim.10. haftanın bir an önce gelmesi dileğiyle.